Yeni psikoaktif maddeler – Avrupa’daki mevcut durum (Avrupa Uyuşturucu Raporu 2025)
Yeni psikoaktif maddeler pazarı, ortaya çıkan çok sayıda madde ile nitelendirilmektedir ve her yıl yeni bileşikler tespit edilmektedir. Avrupa’da ilk kez tespit edilen maddelere ilişkin AB Erken Uyarı Sisteminden alınan uyuşturucu yakalamaları bilgileri ile desteklenen, Avrupa’daki yeni psikoaktif maddelere ilişkin uyuşturucu durumunun genel bir değerlendirmesini bu sayfada bulabilirsiniz. Kapsama dâhil edilen yeni maddeler arasında sentetik ve yarı sentetik kannabinoidler, sentetik katinonlar, yeni sentetik opioidler ve nitazenler bulunmaktadır.
Bu sayfa Avrupa Uyuşturucu Raporu 2025’in bir parçası olup Avrupa’daki uyuşturucu durumuna ilişkin EUDA’nın yıllık genel bakışıdır.
Son Güncelleme: 5 Haziran 2025
Benzeri görülmemiş hacimler, etkili yeni maddeler ve istemsiz kullanım kaygı doğuruyor
Yeni psikoaktif maddeler pazarı, ortaya çıkan çok sayıda madde ile nitelendirilmektedir ve her yıl yeni bileşikler tespit edilmektedir. “Yeni psikoaktif maddeler” terimi, bazıları ulusal mevzuat önlemlerine tabi olmakla birlikte, uluslararası uyuşturucu kontrol anlaşmaları kapsamına girmeyen çok çeşitli uyuşturucu madde türlerini kapsamaktadır. AB Üye Devletlerindeki kolluk kuvvetleri üst üste ikinci yıl için rekor miktarda yeni psikoaktif maddeyi AB Erken Uyarı Sistemi’ne bildirmiştir. Toplam 41,4 ton ithal edilmiş veya yakalanmıştır.
En son veriler, uyuşturucu üreticilerinin yasal kontrollerden kaçınmak için yeni maddeler üretmeye devam ettiğini göstermektedir. 2024 yılında 47 yeni psikoaktif madde ilk kez bildirilmiştir. Bu, 2016 ve 2022 arasında yıllık olarak bildirilen miktara yakındır. Buna ek olarak daha önce bildirilen yaklaşık 350 yeni madde, genellikle küçük miktarlarda olsa da 2023 yılında pazarda tespit edilmiştir.
Genel olarak bu yeni bileşiklerin sağlık riskleri yeterince anlaşılmamakla birlikte bazıları ciddi ve hatta ölümcül zehirlenmeler veya başka sağlık sorunları yaşayan tüketiciler için akut bir risk oluşturmaktadır. Avrupa’da ve AB dışındaki kaynak ülkelerde alınan yasal kontroller ve diğer düzenleyici tedbirler, zaman içinde özellikle fentanil türevleri ve sentetik kannabinoidler gibi özel olarak hedeflenen ve her yıl ilk kez ortaya çıkan yeni psikoaktif maddelerin sayısındaki azalmaya katkıda bulunmuş gibi görünmektedir. Bununla birlikte, mevzuattan kaçmak için tasarlanan diğer maddeler ortaya çıkmaya devam etmekte, Çin ve Hindistan bu maddeler veya bunların üretilmesinde ihtiyaç duyulan prekürsörler için önemli kaynak ülkeler olmayı sürdürmektedir.
Sentetik kannabinoidlerden kaynaklanan olası zehirlenmeler endişe yaratmaya devam ediyor
2024 yılında Avrupa ülkeleri 20 yeni kannabinoid tespit etmiştir. Bunlardan 18’i yarı sentetik kannabinoidler olup o yıl AB Erken Uyarı Sistemi’ne ilk kez bildirilen yeni maddelerin %40’tan fazlasına tekabül etmektedir.
2023’te sentetik kannabinoidlerin bulunabilirliğinde önemli bir azalma olacağına dair belirtilere rağmen bu maddeler, cezaevindeki kişiler dâhil olmak üzere özellikle savunmasız nüfusları etkileyen bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Sentetik kannabinoidler oldukça güçlüdür ve zehirlenme riski taşımaktadır. Bu bileşikler tüketicilerin bilgisi dışında hileli olarak satılabilmekte veya esrar ve yarı sentetik kannabinoid ürünlerin saflığını bozmak için kullanılabilmekte, bu da sağlık risklerini artırmaktadır. Buna yenilebilir esrar (tipik olarak kenevir ekstraktı ile hazırlanmış tatlı şeklindeki yiyecekler) dâhil olabilir. Bunlar, 2021 yılından bu yana yasa dışı Avrupa pazarında daha belirgin hâle gelmiştir.
Çin’in Haziran 2021’de genel yasal kontrol önlemlerini uygulamasının ardından neredeyse tüm bilinen sentetik kannabinoidlerin Avrupa’ya tedariki aksamış, MDMB-4en-PINACA ve ADB-BUTINACA gibi hâkim bileşenlerin bulunabilirliği azalmıştır. Üreticiler, buna karşılık OXIZID’ler gibi yeni bileşenleri kullanıma sunmuş, bunların kullanımı asla yaygınlaşmamıştır. Buna ek olarak, bu maddelerin artık Avrupa’da üretildiğine dair göstergeler mevcuttur. 2023 yılında yakalanan az sayıda yasa dışı laboratuvarda üretildiklerine ve 148 kilonun üzerinde MDMB-INACA prekürsörü yakalandığına dair raporlar alınmıştır (Şekil 7.1).
Kaynak: Yunan Polisi, Merkezî Uyuşturucu Karşıtı Koordinasyon Birimi – Ulusal İstihbarat Birimi (SODN-EMP), Devlet Genel Kimya Laboratuvarı.
Sentetik kannabinoidlerin Avrupa’daki bulunabilirliği; yerli üretimdeki değişiklikler, daha önce popüler olan eski bileşenlerin tekrar ortaya çıkma ihtimali ve Çin dışında yeni büyük ölçekli üretim yerlerinin ortaya çıkması dâhil olmak üzere birçok faktörden etkilenmiş olabilir. Sentetik kannabinoid pazarındaki gelişmelere paralel olarak, 2018 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kenevir üretimi ve satışının yasallaşmasının ardından yarı sentetik kannabinoidlerin bulunabilirliği artmıştır.
Yarı sentetik kannabinoidler, tüketiciler için bilinmeyen sağlık riskleri taşıyor
Yarı sentetik kannabinoidler, kenevir bitkisinde bulunan kannabinoidlerin kimyasal olarak değiştirilmiş formlarıdır. Avrupa’da ilk kez 2022 yılında bildirilmişlerdir. Burada esrar ve delta-9-THC’nin yasal alternatifleri olarak pazarlanmışlardır. 2024 yılının sonlarına kadar Avrupa uyuşturucu pazarlarında 24 yarı sentetik kannabinoid tespit edilmiştir. Hızla yayılan bu maddeleri kontrol etmek için önlemler alınmıştır. İlk tespit edilen HHC (hekzahidrokannabinol) 27 Avrupa ülkesinde bildirilmiştir ve en az 22 AB Üye Devletinde kontrole tabi uyuşturucu olarak listelenmektedir. Kasım 2024’te Dünya Sağlık Örgütü’nün Uyuşturucu Bağımlılığı Uzman Komitesi tarafından uluslararası kontrole tabi tutulmaları önerilmiştir. Avrupa’da yaygın olarak bulunan diğer yarı sentetik kannabinoidler arasında hekzahidrokannabinol-O-asetat (HHC-O), hekzahidrokanabiphorol (HHC-P), delta-9-tetrahidrokanabiphorol (delta-9-THCP) ve hekzahidrokanabiphorol asetat (HHC-P-O-A) bulunmaktadır.
Yarı sentetik kannabinoidler başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal edilse de artık Avrupa’da da üretilmektedir (Şekil 7.2). HHC gibi düşük THC’li içeriklerden elde edilen CBD türevi bileşiklerden üretim, artık HHC-P gibi tamamen sentetik ürünleri içerecek şekilde değişmiştir.
Kaynak: DIICOT – Iasi Bölge Hizmetleri, “Dream Factory” operasyonu.
Yarı sentetik kannabinoidlerin insanlar üzerindeki etkisine ilişkin çalışmalar yetersiz olsa da raporlar esrarın etkilerine benzediğini, orta ila ciddi zehirlenme arasında değişen ve bazen hastanede tedavi gerektiren olumsuz reaksiyon riskleri taşıdığını ortaya koymaktadır. Bazı ülkeler bu maddelerin rol oynadığı gittikçe artan sayıda zehirlenme vakası bildirmektedir, ancak hâlihazırda sistematik raporlama mevcut değildir. Yarı sentetik kannabinoidlerin delta-9-THC ile farmakolojik benzerliği, psikoz nöbetlerini tetikleme potansiyelinin yanı sıra kötüye kullanılma ve bağımlılığa neden olma olasılıkları hakkında endişeler doğurmaktadır.
Yarı sentetik kannabinoidler internette ve bazı ülkelerde düşük THC’li esrar ve CBD ürünleri satan özel dükkânlar ve elektronik sigara mağazaları dâhil olmak üzere fiziksel perakende satış noktalarında yaygın olarak bulunabilmektedir. Bazı ülkelerde temel gıda dükkânlarında (büfeler) ve otomatlarda da satılabilmektedir. Başlıca ürünler, elektronik sigaralar gibi aromalı yenilebilir ürünlerin yanı sıra kannabinoidlerle püskürtülmüş veya karıştırılmış düşük THC’li kenevirdir. Erişilebilirlikleri ve algılanan yasal statüleri, potansiyel olarak gençler ve çocuklar da dâhil olmak üzere hem kenevir kullanıcılarını hem de ilk kez kullananları çekebilmektedir. Yenilebilir ürünlerin temel gıdalara ve özellikle tatlılara benzerliği de (özellikle çocuklar tarafından) yanlışlıkla tüketilmelerine ilişkin önemli endişeler doğurmaktadır.
Laboratuvar analizleri, ürünlerde bulunan yarı sentetik kannabinoid konsantrasyonlarının büyük oranda değişebildiğini ve bazılarının çok yüksek miktarlar içerdiğini ortaya koymuştur. Ürünler arasında delta-9-THC veya delta-8-THC gibi beyan edilmemiş kannabinoidler veya değişen konsantrasyonlara sahip yeni yarı sentetik bileşikler bulunmaktadır. Mevcut yarı sentetik kannabinoidler (değişen etki güçleri) ve konsantrasyonları, ürünler ve partiler arasında önemli ölçüde farklılık gösterebilmektedir. Genel olarak bu değişkenlik ve öngörülemezlik tüketiciler için potansiyel bir zehirlenme riski oluşturmaktadır.
Elektronik sigaralar ve yenilebilir ürünlerin (özellikle sakızların) hızla yayılması, özellikle halk sağlığı açısından endişe uyandırmaktadır. Bu ürünlerin erişilebilirliği ve albenisi, yasa dışı esrarı başka şekilde kullanamayacak veya erişemeyecek ya da kannabinoidleri sigara gibi içmek istemeyecek yeni ve muhtemelen genç tüketicilerin ilgisini çekebilmektedir. Buna ek olarak kannabinoidlerin yenilebilir ürünlerden daha yavaş emilmesi ve ilk etkilerin sigara gibi ya da elektronik sigara ile içmeye göre daha geç ortaya çıkması, kullanıcıların bunları birden çok seferde tüketmesine neden olarak toksik doz riski doğurabilmektedir. Bu durum, tüketicilerin sıklıkla uygun dozaj farkındalığına sahip olmaması veya önerilenden daha fazla tüketmesiyle bir araya gelerek zehirlenme risklerini daha da artırmaktadır. Macaristan, Haziran 2024’te güçlü yarı sentetik kannabinoidler içeren “sakızlarla” bağlantılı 30 akut ölümcül olmayan zehirlenme vakası bildirmiştir.
Sentetik katinonlar: büyük ölçekli ithalat ve AB’de üretim bulunabilirliği artırıyor
Avrupa’nın bazı bölgelerinde sentetik katinonlar, amfetamin ve kokain gibi uyarıcıların yerine kullanılmaya başlanmıştır. Uyuşturucu karışımlarında ve tabletlerde yanlışlıkla tüketim endişe kaynağı olmaya devam etse de bazı tüketiciler etkileri açısından bu farklı uyarıcıları fonksiyonel olarak eş değer görebilmekte ve isteyerek satın alabilmektedir. Her yıl yaklaşık 30 yeni katinonun ortaya çıktığı 2014-2015 “yasal uyuşturucular” olgusundan beri pazarda önemli değişiklikler yaşanmıştır. O yıllara kıyasla 2024’te sadece yedi katinon ortaya çıkmıştır. Daha önce bildirilen 60’tan fazla sentetik katinon da 2023 yılında AB uyuşturucu pazarında tespit edilmiştir.
Daha az sayıda yeni madde ortaya çıkmasına rağmen, kolluk kuvvetleri tarafından ithalat ve yakalama olarak bildirilen miktarlar benzeri görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. Avrupa Birliği’nde yıllık olarak bildirilen miktarlar 2023 yılında 10 ton artarak 37 tona ulaşırken 2024 için ön veriler büyük miktarlarda yakalamaların devam ettiğini göstermektedir. Bunların çoğu, başta Hollanda üzerinden olmak üzere Hindistan’dan ithal edilen az sayıda toplu sevkiyatı kapsamıştır. Hollanda’da yakın zamanda 3-MMC ve 3-CMC için alınan kontrol önlemlerinin ardından kanıtlar, 2-MMC’nin ikame ürün olarak ortaya çıktığını göstermektedir. 2024 yılının ilk yarısında 10 AB Üye Devletindeki 12 uyuşturucu kontrol servisinden gelen veriler ulusal düzeyde temsil edici nitelikte olmamakla birlikte, 3-MMC olarak satılan numunelerin yarısının (toz ve tablet) aslında 2-MMC içerdiğini ortaya koymaktadır. Bilerek satın alınan durumların göstergesi olarak, katinon içerdiği tespit edilen tüm numunelerin %88’i (558) bu şekilde gönderilmiştir. Numunelerin kalan %12’sinde (76) çoğunluğu MDMA olmak üzere katinonların varlığı hileli satış veya tağşiş sonucu ortaya çıkmıştır.
2023’te büyük miktarda prekürsör yakalanması, Avrupa Birliği’nde ve özellikle Polonya’da sentetik katinon üretiminin önemini koruduğunu göstermektedir (Şekil 7.3). Kolluk kuvvetleri tarafından ortadan kaldırıldığı bildirilen üretim tesislerinin boyutu ve ölçeği, “mutfak ölçeğindeki” laboratuvarlar ile daha yüksek verimli tesisler arasında değişmektedir, ancak 2021 yılından beri artmaktadır (ayrıca bkz. Uyuşturucu tedariki, üretimi ve prekürsörleri - Avrupa’daki mevcut durum).
Not: Merkezî Polis Soruşturma Bürosu tarafından yapılan yakalama.
3-MMC ve 3-CMC son yıllarda pazara hâkim olsa da alfa-pirolidinoizooksanofenon (alfa-PHiP, bazen “Flakka” olarak satılır) ve N-etilnorpentedron (NEP) gibi daha az yaygın katinonlar yerel düzeyde sağlık sorunları oluşturabilmektedir. Halk sağlığı kurumları tarafından erken tespit edilemeyen daha küçük ölçekli bu eğilimler, tespit edilmeden önce ciddi zarara yol açma potansiyeline sahiptir. EUDA kısa bir süre önce üç yeni sentetik katinon için risk değerlendirmesi yapmıştır: 2-metilmetkatinon (2-MMC), 4-bromometkatinon (4-BMC) ve N-etilnorpentedron (NEP).
Yaşamı tehdit eden nitazen opioidler AB uyuşturucu pazarında hâlâ görülüyor
Yeni sentetik opioidler çoğunlukla yüksek etkiye sahiptir, yani çok az miktarda sentetik opioid dahi yasa dışı pazarlanan dozlardan çok miktarda ürün elde edilmesi için yeterlidir ve bu da yaşamı tehdit eden zehirlenme riskini artırabilmektedir. 2012 yılından beri yüksek etkili opioidlerin iki ayrı dalgası Avrupa’da halk sağlığına yönelik tehdit oluşturmaktadır. 2012 ve 2019 yılları arasındaki ilk salgına 38 fentanil türevi neden olmuş, en az 8 zehirlenme vakası belgelenmiş ve tahminî olarak 285 ölümle sonuçlanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Çin’deki yasal kontroller, bu uyuşturucuların hızla ortadan kalkmasına yol açmıştır. 2019 yılından beri yerlerini yüksek etkili benzimidazol “nitazen” opioidleri almıştır. Yakın zamanlı veriler, nitazen opioidlerin bulunabilirliğinin ve bunlara ilişkin risklerin arttığını göstermektedir.
2024 yılında yedi yeni sentetik opioid AB Erken Uyarı Sistemi’ne resmî olarak bildirilmiştir. Bunların tümü nitazen olup tek bir yılda bildirilen en fazla sayıdır. 2019’dan bu yana en az 21 AB Üye Devleti nitazenin varlığını rapor etmiştir.
Nitazen opioidler Avrupa’daki uyuşturucuya bağlı ölümlerle bağlantılıdır. 2023’te Estonya (119 ölümden 62’si) ve Letonya’dan (154 ölümden 101’i) gelen raporlar, söz konusu ülkelerdeki aşırı doza bağlı ölümlerde bu maddelerin payının gittikçe arttığını göstermektedir. Bununla birlikte nitazen opioidlerin yüksek etki gücü ve yeniliği nedeniyle ölüm sonrası toksikoloji için kullanılan yaygın prosedürlerde rutin olarak tespit edilemeyebileceğine dair endişeler mevcuttur. 2022 yılında Avrupa’da fentanil ve fentanil türevleri ile en az 159 ölüm ilişkilendirilmiştir. Bunların birçoğu, yasa dışı uyuşturucu pazarı için üretilen fentanilin aksine tıbbi kullanımdan saptırılmış fentanil ile ilişkilendirilmiştir.
2023 yılında Avrupa’da tespit edilen nitazen tozlarının miktarı 2022’ye göre üçe katlanarak 10 kilograma ulaşmıştır. AB Erken Uyarı Sistemine gelen raporlar, Avrupa’da nitazen opioid içeren sahte uyuşturucuların bulunabilirliğinde son zamanlarda önemli bir artış olduğunu da ortaya koymaktadır. Bu ürünler tipik olarak yasal reçeteli ilaçları, özellikle de oksikodon ve daha az ölçüde diazepam ve alprazolam gibi benzodiazepinleri taklit etmektedir. Bu tabletlerin yasalara uygun görünmesi de bunları kullananlar arasında yanlış bir güvenlik algısı oluşmasına katkıda bulunarak olası sağlık tehditlerini artırabilmektedir. Bunlar genellikle yüksek riskli opioid kullanıcıları tarafından alınsa da gençler dâhil opioid toleransı olmayan daha geniş nüfuslara yayılma potansiyeli hakkında endişeler mevcuttur (Şekil 7.4). 2022 yılında yakalanan sadece 430 tablete kıyasla, 2023 yılında 8 ülkedeki yetkililer yaklaşık 24.000 nitazen içeren tablet yakalamıştır. 9 AB Üye Devletinde 50.000’den fazla tabletin ele geçirildiği 2024 yılıyla ilgili gelen ilk veriler bu eğilimi doğrulamaktadır. Yakalama sayısı nispeten az kalsa da bu veriler, hayatı tehdit eden söz konusu maddeler için olası pazar genişlemesine işaret ediyor olabilir. Bu sahte ilaçlar, nitazenlerin yüksek etki gücü nedeniyle özellikle opioid toleransı olmayan kişiler için önemli zehirlenme riski doğurmaktadır. İrlanda Haziran 2024’te protonitazen içeren sahte benzodiazepin tabletler nedeniyle yaklaşık 20 ölümcül olmayan aşırı doz vakası bildirmiştir.
Kaynak: İsveç Gümrük Laboratuvarı.
Avrupa’nın opioid görünümü, uluslararası gelişmelerden kaynaklanan olası değişikliklerle karşılaşmaya devam etmektedir. Taliban’ın Nisan 2022’den beri Afganistan’da uyguladığı afyon ekimi yasağı sonucunda afyon üretimi önemli ölçüde azalsa da Afganistan’da hâlâ afyon stokları bulunduğundan Avrupa’ya eroin tedarikinin ne oranda kısıtlanacağı belirsizliğini sürdürmektedir. Olası tedarik boşluğu, bazı ülkelerde sentetik opioidler ve diğer maddelerle doldurulabilir. Ancak 2024 yılında Çin’in nitazen opioid kontrollerini 10 maddeyi kapsayacak şekilde genişletmesi, pazarı metonitazen ve protonitazen gibi hâkim bileşiklerden uzaklaştırarak yeni türevlere veya alternatif opioid ailelerine doğru yönlendirebilir. Örneğin 2024 yılının ortalarından bu yana “orfin” ailesine ait maddelerin tespitinde küçük ama önemli bir artış olmuştur; 5 AB ülkesi siklorfin (bir benzimidazol bileşiği) ve 2’si spiroklorfin (bir spirotriazol bileşiği) tespit etmiştir. Bu maddeler için şu anda hiçbir farmakolojik veri mevcut olmasa da güçlü bir opioid olan brorfin ile yapısal benzerlikleri, önemli bir sağlık riskinin solunum depresyonu olabileceğini düşündürmektedir (ayrıca bkz. Eroin ve diğer opioidler - Avrupa’daki mevcut durum).
Bu gelişmeler, ortaya çıkan nitazen türevlerini ve diğer yeni sentetik opioidleri tespit etme ve ele alma konusunda sürekli hazırlıklı olmanın önündeki zorlukların altını çizmektedir (Avrupa Birliği’nin duyduğu kritik ihtiyacın yanı sıra ulusal erken uyarı sistemleri ve ilgili laboratuvar ağları gibi). Daha genel olarak son derece güçlü sentetik opioidlerin bulunabilirliği, opioid kullanımından kaynaklanan sorunların önlenmesi, tedavisi ve zararlarının azaltılması için kullanılan mevcut yaklaşımların amaca uygun olup olmadığını gözden geçirmemizi gerektirmektedir. Örneğin, opioid antidotu nalokson sağlama yaklaşımlarının gözden geçirilmesi gerektiği öne sürülmüştür, çünkü bakım modellerinin yeni sentetik opioidler veya hem yeni sentetik opioidler hem de diğer maddeler içeren karışımları tüketenlere daha etkili bir şekilde yanıt vermek için uyarlanması gerekebilmektedir (ayrıca bkz. Opioid agonisti tedavisi - Avrupa’daki mevcut durum ve Zarar azaltımı - Avrupa’daki mevcut durum).
Ayrıca 2024 EUDA-Europol AB Uyuşturucu Pazarı: Yeni psikoaktif maddeler – Derinlemesine analiz ortak raporuna ve EUDA’nın Uyuşturucu sorunlarına sağlıksal ve sosyal açıdan yapılan müdahaleler raporuna bakınız.
Temel veriler ve eğilimler
Rapor edilen yeni psikoaktif maddeler
- 2024 yılı sonunda EUDA, 47’si Avrupa’da ilk kez 2024 yılında rapor edilen 1000’den fazla yeni psikoaktif maddeyi izlemekteydi (Şekil 7.5 ve Tablo 7.1).
- 2023 yılında yakalanan vakalarda yaklaşık 350 yeni psikoaktif madde tespit edilmiştir (Şekil 7.6).
- 2024 yılında, AB Erken Uyarı Sistemi 20 yeni kannabinoid ile ilgili bildirimler almış ve izlenen toplam madde sayısı 277’ye yükselmiştir.
- 2009 yılından bu yana Avrupa uyuşturucu pazarında toplam 88 yeni opioid tespit edilmiş olup 2024 yılında 7 yeni madde bildirilmiştir. Bunların tümü, eroinden yüzlerce kat daha güçlü olabilen yüksek etkili nitazen opioidlerdir. Bugüne kadar Avrupa’da 22 nitazen tespit edilmiştir (Şekil 7.7).
Yeni psikoaktif madde yakalamaları
- AB Üye Devletleri 2023 yılında yeni psikoaktif maddelerle ilgili rapor edilen 110.868 yakalama ve ihracat vakasının 33.710 tanesi Avrupa Birliği, Norveç ve Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Bu, bildirilen toplam 41,4 tonun %99,9’una karşılık gelmektedir (2023’te 30,5 ton) (Şekil 7.8). Az sayıdaki katinon (3-CMC, 2-MMC) yakalamaları bu artışı etkilemiştir (Şekil 7.9). Ayrıca başta GBL (437 litre) ve 3-CMC (432 litre) olmak üzere yeni psikoaktif maddeler içeren 1.286 litre sıvı da yakalanmıştır.
- 2023 yılında AB ülkelerinde yakalanan yeni psikoaktif madde miktarının %90’ından fazlasını sadece şu 4 madde oluşturmaktadır: 3 katinon (3-CMC, 2-MMC ve N-etilnorpentron, toplam 33,8 ton) ve ketamin (2022’de 2,8 ton iken 2,9 tona yükselmiştir) (Şekil 7.9).
- 2023 yılında 24 ülke bitkisel madde olarak 81 kilogram (2022’de 234 kilogram) sentetik kannabinoid ve 181 kilogram (2022’de 47 kilogram) yarı sentetik kannabinoid yakaladıklarını bildirmiştir. Yakalanan sentetik kannabinoid miktarı 2022’de 503 kilogram iken büyük bir azalmayla 2023 yılında 10 kilogram olmuştur. Yakalanan yarı sentetik kannabinoidlerin çoğunluğunu 149 kilogram ve 210 litre ile HHC oluşturmuştur. Sentetik kannabinoid veya yarı sentetik kannabinoid içeren düşük THC’li bitkisel kenevir ürünleri, 15 ülke tarafından bildirilen 131 kilogram (2022’de 76 kilogram) ile yakalanan bu malzemelerin yaklaşık %50’sini oluşturmuştur.
- Ülkeler, 2022 yılında yakalanan 17 kilograma göre artışla 2023 yılında toplam 22 kilogram sentetik opioide tekabül eden 927 yakalamayı AB Erken Uyarı Sistemi’ne bildirmiştir. Özellikle 2023 yılında yakalanan nitazenlerin miktarı üçe katlanarak 3 kilogramdan 10 kilograma çıkmıştır. Bildirilen yeni opioid yakalamalarından %24’ü karfentanil, %24’ü protonitazen, %23’ü metonitazen ve %20’si tramadol içermiştir. Ele geçirilen toplam 22 kilogram maddenin %32’si (7,0 kilogram) karfentanil, %29’u (6,4 kilogram) protonitazen ve %22’si (4,8 kilogram) tramadol içermiştir. Sentetik opioid yakalamalarının çoğu Kuzey Avrupa’da gerçekleşmiş olup Estonya, Letonya ve Litvanya bunların %77’sini gerçekleştirmiş ve toplam ele geçirilen maddenin %76’sını (16,7 kilogram) yakalamıştır. Sentetik opioid yakalamalarının %4,6’sını ve yakalanan miktarın %21’ini (4,7 kilogram) İspanya bildirmiştir (özellikle iki tramadol yakalaması nedeniyle).
Yeni psikoaktif maddelerin kullanım yaygınlığı
- Yeni psikoaktif maddelerin (ketamin ve GHB hariç) geçtiğimiz yıl (15 ile 34 yaş arası) gençler arasında kullanım yaygınlığına ilişkin ulusal tahminler en düşük Letonya ve Norveç’te %0,1 ile en yüksek Romanya’da %5,1 arasında değişmektedir.
- 2024 ESPAD okul anketinde Avrupa Birliği’ndeki 15 ila 16 yaşındaki öğrenciler arasında yeni psikoaktif maddelerin ortalama hayat boyu kullanım oranı %2,6 (%0,6-%6,4 aralığında) olup sentetik kannabinoidler için %1,0-%16, sentetik katinonlar için %0,4-%3,7 ve sentetik opioidler için %0,6-%2,2 aralığında olduğu tahmin edilmiştir. Yeni psikoaktif maddelerin ortalama hayat boyu kullanım yaygınlığı erkekler ve kızlar için aynıdır.
- Uyuşturucu kullanan kişilere yönelik olarak temsil edici olmayan 2024 Avrupa Uyuşturucu Web Anketi’nde, katılımcıların %16’sı son 12 ay içinde yeni psikoaktif maddeler kullandığını bildirmiştir. Bunlardan %21’i son kullanım aralıklarında maddeleri bitkisel kenevirle, %15’i ise MDMA/ekstazi ile birlikte kullandıklarını bildirmiştir. Son 12 aydaki ayrı madde kullanımıyla ilgili olarak katılımcıların %14’ü yarı sentetik kannaniboidler,%3’ü sentetik kannabinoidler ve %9’u sentetik katinonlar kullandıklarını belirtmiştir. Yeni psikoaktif maddeleri kullanan katılımcıların yaklaşık %70’i bu uyuşturucuyu “‘sarhoş’ olmak/eğlence için” tükettiklerini bildirmiştir.
Kısaltmalar
| Kısaltma | Kimyasal adı |
|---|---|
| 4-BMC | 4-bromometkatinon |
| 2-MMC | 2-metilmetkatinon |
| 3-CMC | 3-klorometkatinon |
| HHC-O | hekzahidrokanabinol asetat |
| HHC-P | hekzahidrokanabiphorol |
| HHC-P-O-A | hekzahidrokanabiphorol asetat |
| delta-9-THC | delta-9-tetrahidrokanabinol |
| delta-9-THCP | delta-9-tetrahidrokanabiphorol |
| CBD | kannabidiol |
| CBG | kannabigerol |
| GBL | gama-bütirolakton |
| HHC | hekzahidrokannabinol |
Kaynak veriler
Avrupa Uyuşturucu Raporu 2025 için tüm kaynak verileri (meta veriler ve metodolojik notlar dâhil olmak üzere) veri kataloğumuzda mevcuttur.
Bu sayfadaki infografikler, grafikler ve benzer ögelerin hazırlanmasında kullanılan bu verilerin bir alt kümesi aşağıda mevcuttur.
